Haber Görüntüleme
Milletvekili Hüseyin Zeybek mecliste konuştu
Güncellenme Tarihi: 05-08-2017
Okunma Sayısı: 100
Facebook'ta paylaş   Live'de paylaş   Yahoo'da paylaş

İskeçe İli Syriza Milletvekili Hüseyin Zeybek iki gün arayla Yunan meclisinde söz alarak yüksek öğretimi ve sağlık sistemini ilgilendiren yasa tasarılarının görüşüldüğü meclis toplantılarında söz alarak görüşlerini belirtti.

Milletvekili önce 1 Ağustos 2017 tarihinde görüşülen yüksek öğretimi ilgilendiren yasa tasarısında söz alıp azınlık eğitimini ilgilendiren sorunları dile getirdi. 2 Ağustos tarihinde ise sağlık sistemini ilgilendiren yasa tasarısında söz aldı.

Milletvekili her iki yasa tasarısı hakkında yaptığı konuşmalarda şunları belirtti;

YÜKSEL ÖĞRETİMİ İLGİLENDİREN YASA TASARISI KONUŞMASI

"Tartıştığımız yasa ,Üniversitelerin işleyişini,yapılandırılmasını,araştırma ve geliştirmeyi kapsamaktadır.Bu yasayla üniversitelerimizin seviyesini geliştirilmesi, yüksek lisans (master) programlarındaki harçların kaldırılması,Üniversite kaynaklarının kullanımını daha açık ve yalın bir hale dönüştürülmesi amaçlanmaktadır. Amacımız Üniversiteleri toplumla kaynaştırmak,bilgi ve teknolojileri pratikte uygulayarak toplumun yararlanmasını sağlamaktır. İnanıyorum ki, üniversiteler doğru çalıştıklarında bölgenin kalkınmasına katkıda bulunabilirler Fakat Eyaletimizdeki Dimokritos Üniversitesi bu beklentiye cevap verememiş olup, gündemi yolsuzluklar ile meşgul etmiştir(Rektörü açığa alınmıştır).

2011 yılında, dönemin Eğitim bakanının adı ile anılan Diamantopulu yasası ilk başta reformist olarak algılansa da devlet Üniversitelerinin özel Üniversitelere dönüşümüne fırsat vermekteydive bundan dolayı bu girişim başarılı olamadı.

Hükümetin Azınlık Eğitimi ile ilgili attığı adımlardan ve Azınlık Eğitimi iıe ilgili önerilerimden bahsetmek istiyorum. Azınlığın talebi üzerine Aristotelyo Üniversitesinde Azınlık Eğitimi bölümünün faaliyete geçirilmesi ve Dimokritos Üniversitesindeki Eğitimcilerin Eğitimi(Didaskaliyonun) iptal edilmesi önemli bir adımdır.Dini Bayramlarda devlet Okullarında eğitim gören çocuklarımız için Bayramların birinci ve ikinci günü tatil sayılması artık yasa ile belirtilmektedir.

Önemli gördüğüm başka bir konu da Azınlık okullarında kullanılan Yunanca müfredatı kitaplarıdır. Azınlık okullarında yaklaşık yirmi yıldır uygulanan "Frangudaki kitapları" misyonunu tamamlamıştır.Bu kitaplar Devlet okullarında kullanılan Yunanca müfredatı kitapları ile değiştirilmelidir.Bu önerimiz de hemen pilot olarak bazı Okullarımızda uygulanabilir.Türkçe müfredatını kapsıyan yeni kitaplar için Türkçe öğretmenlerine yeni kitaplar hakkında ve modern,çağdaş eğitim metodlarını kapsıyan seminerler düzenlenmelidir.Bu uygulamalarla Azınlık okullarından mezun olan çocuklarımız her iki eğitim dilini de (Türkçe ve Yunanca) çok iyi düzeyde konuşabilecekleri kanaatindeyim.

Sözlerime son verirken hükümet ile muhalefetin arasındaki en büyük farka değinmek istiyorum.Bizler demokratik,fırsat eşitliği sağlayan,yüksek düzeyde eğitim veren devlet Üniversitelerinden yanayız.Sizler ise özel sermayenin hakim olduğu Üniversiteleri savunmaktasınız."

SAĞLIK SİSTEMİNİ İLGİLENDİREN YASA TASARISI KONUŞMA

"Görev başına geldiğimiz 2015 yılından itibaren hükümetimizin öncelikli hedeflerinden biri de önceki hükümetler tarafından çökertilen sağlık sistemini tekrar yapılandırmaktır.

2 yıl sonra bu yasayla devlet sağlık sistemini yeniden düzenleyerek vatandaşlarımızın hakkettiği herkesin erişebileceği, kaliteli ve ücretsiz bir sağlık sistemini oyluyoruz.

Bu yeni sistemin temelinde Avrupa ülkelerinde başarıyla uygulanan aile hekimini sisteme dahil etmekteyiz. Hastanın ilk muhatabı aile hekimi olacak.Bunun yanı sıra her hastanın elektronik sağlık dosyası oluşturulup bu dosyadaki bilgiler vasıtasıyla aile hekimi gerek duyarsa hastanın daha üst sağlık ünitelerine sevkini sağlayacaktır.

Başka bir yenilik de bu yasa tasarısıyla acil servislerin bağımsız yapılara dönüştürülmesidir.Kendi sağlık kadrosu ile daha iyi hizmet vermek amacıyla ilk aşamada 465 uzman doktor kadrolaşacaktır.

Bizim felsefemiz,sağlık sistemi yalnız özel doktor ve hastanelerden ibaret değildir. Devlet her vatandaşına ücretsiz ve kaliteli hizmet sunmalıdır. Buna en güzel örnek bir önceki hükümet tarafından gülünç bir fiyatla özel sermayeye peşkeş çekilen Erikos Dinan hastanesidir.

Ayrıca 2016 yılında 4368 sayılı kanunla sağlık sigortası olmayan tüm vatandaşların devlet sağlık sisteminden yararlanma hakkını sağlamamızla, sağlık alanındaki felsefimizin insan sağlığının ticaretin bir parçası olmadığını ve daha kaliteli ,ücretsiz ve herkesin ulaşabileceği bir sağlık sistemi olduğunun kanıtıdır. Şimdi de, günümüze kadar gelen eski tedavi borçları (bazıları da maliyeye intikal etmiş olabilir) bu kanuna yapılan ek maddeyle devlet hastanelerinden kaynaklanan borçlar silinecektir ve hastanın bunlara yönelik herhangi bir yükümlülüğü olmayacaktır.

Bu yasa tasarısıyla, çağdaş, demokratik ve sosyal açıdan hasas olan bir hükümetin yapması gerekeni yapıyoruz, yani tüm vatandaşlarımız sağlık sisteminden yararlanmalarını sağlıyoruz.Alt tabakaları ve ekonomik zorluk çekenleri kendi kaderlerine terk etmiyoruz.

Biraz da İskeçe ( Xanthi) devlet hastanesinden bahsetmek istiyorum.Hastanemiz 2016 yılından kaynaklanan mali giderlerini tamamen karşılamış olup her ay kadrosuna yeni eklenen doktor sayısıyla daha da güçlenmektedir. Temizliği, beslenmeyi ve güvenliği sağlayan özel şirketlere son verilerek bu sektörlerde çalışan işçilerin maaşlarının artması sağlanılmıştır. Ayrıca, hastanenin gider bütçesinde tasarruf sağlanmıştır.2013 yılında 2 önemli kliniği Patoloji ve kardiyoloji kapanmak üzere olan hastanemiz şimdilerde emin adımlarla vatandaşlarımıza daha kaliteli sağlık hizmeti vermeye devam etmektedir. ESPAdan aktarılan 2,2 milyonluk kaynak hastanemizin daha iyi çalışmasını sağlıyacaktır.

Hastanemizin önemli bir projesi de KEFIAPları yeniden faaliyete geçirerek engelli hastalarımıza fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri verebilecektir. Var olan havuz hiçbir zaman faaliyete geçirilmemiş, bakımı yapılmamış ve çürümeye terk edilmiştir.Bu tür rahatsızlıkları olan hastalarımız komşu illerdeki rehabilitasyon merkezlerinden hizmet almaktaydılar. Artık eski yönetimlerin bu büyük ihmaline son vermekteyiz.

Şehrimizdeki sağlık alanında atılan olumlu adımlarda bizlerin de katkısı olduğundan dolayı gurur duymaktayız.

Sözlerime son verirken şunu vurgulamak isterim son 10 yılda uygulanan memorandum politikalarıyla ve bir önceki hükümetlerin yanlış yönetimleriyle sağlık sistemi çökme noktasına gelmişti. Bizler sizlerin sağlık sistemini özelleştirme gayelerinize ve verdiğiniz zarara rağmen, sağlık sistemini tekrar inşa ediyoruz.Tüm vatandaşlarımızın ücretsiz ve eşit bir şekilde faydalanabileceği bir sağlık sistemini devreye sokuyoruz çünkü bizler sizden farklı olarak sosyal devlete önem veriyoruz."