Haber Görüntüleme
Pontus anıtlarıyla nereye?
Güncellenme Tarihi: 28-01-2011
Okunma Sayısı: 3931
Facebook'ta paylaş   Live'de paylaş   Yahoo'da paylaş

Yunanistan'da birçok şehrin sokaklarını Pontus anıtları süslerken, buna yönelik filmler vizyona girmektedir. ABD'nin Pensilvanya, Kanada'nın Toronto ve Almanya'nın Stutgart kentlerinde inşa edilen Pontus anıtları da dikkat çekiyor. Bunların kime ve neye hizmet ettiği, Yunanistan'ın nereye sürüklenmek istendiği ve Türk-Yunan dostluğunun akıbeti merak konusudur.

1922 yılında Türkiye ve Yunanistan hükümetlerinin anlaşması kapsamında gerçekleştirilen mübadeleyi 'Küçük Asya Felaketi' olarak nitelendiren ve bu uğurda Pontus hayallerini canlı tutmak için dünyanın belli başlı ülkelerinde 300'ü aşkın "Pontus'u Kurtarma Derneği" kuran Yunanistan'da birçok şehrin sokaklarını Pontus anıtları süslüyor. PontusWorld.com sitesinde yayınlanan fotoğraflara göre Yunanistan'ın birçok şehrinde yükselen anıtlar, Karadeniz kimliğini oluşturan kemençe, yöre kıyafeti, horonun Pontus Rumlarına ait olduğunu vurgulayan objelerden oluşuyor. Yunanistan'daki anıtların yanı sıra ABD'nin Pensilvanya, Kanada'nın Toronto ve Almanya'nın Stutgart kentlerinde inşa edilen Pontus anıtları da dikkat çekiyor.

'Küçük Asya Felaketi' olarak değerlendirdiği bu olayı her fırsatta politikasına uygun olarak geliştiren Yunanistan'da yeni filmler de vizyona giriyor. Özellikle 1922 yılında gerçekleştiren mübadelenin getirdiği sosyal olumsuzlukları 'trajedi' olarak yorumlayan Yunanistan'da buna yönelik filmler hazırlanıyor.

Türkiye'de mübadele sonucu Yunanistan'dan gelen yüz bini aşkın Türk ile Rus işgalinde Trabzon ve Rize'den göç ederken yollarda hayatını kaybeden on binlerce Türk'ün dramını içeren bir anıt ve film bulunmamaktadır.

Kaynaklara göre, Yüzyılın başında Osmanlı devletinin gerilemesiyle Rum azınlığın Karadeniz Bölgesi'nde devlet kurma hayalinin bir sonucu olarak tarihe Pontus isyanı adıyla geçen ayaklanmanın ortaya çıkması neticesinde mübadele gerçekleştirildi. Konunun uzmanları, 19. yüzyılın başlarından itibaren Rum Ortodoks kilisesi ve üst düzey Rum tebaanın gayretleriyle Anadolu'daki Ortodoks Hıristiyanların Yunan toplumunun bir parçası olduklarına inandırıldığını, bunun sonucunda Karadeniz Bölgesi'nde gelişen Yunanlılık şuurunun Megali İdea'cı fikirlerin yayılmasına zemin hazırladığını belirtiyorlar. Analistler, gelişen Pontus'çuluk fikrinin Samsun merkez olacak şekilde bölgede bir Rum devleti kurma hedefine yöneldiğini ifade etmektedirler.

Türkiye ve genelde Türk milletinin geçmiş saplantısı olmadan günümüzde Yunanistan ve Yunan milletiyle dostluğu güçlendirecek şartları zorlarken, Yunanistan'ın mazide kalmış olayların saplantısıyla olmayacak hayaller peşine düşen bazı hayalcilerin özlemleriyle belirsizliğe sürüklenerek geleceğinin karartılmak istenmesi dikkat çekiyor.