''ÇOCUKLARIMIZI AZINLIK OKULLARINA GÖNDERİYORUZ''

16 Mayıs 2020, Cumartesi Batı Trakya

Trakya Azınlık Okulları Encümenler Birliği Derneği yayınladığı basın bildirisi ile Batı Trakya Müslüman Türk Toplumuna seslenerek çocuklarımızı azınlık okullarına göndermenin önemine değindi.

Trakya Azınlık Okulları Encümenler Birliği Derneği tarafından yapılan açıklama aşağıdaki gibidir:

"Okumaya, yazmaya, ilme ve bilime büyük bir değer veren, bilenlerle bilmeyenleri bir tutmayan, alimin ölümünü alemin ölümü olarak gören bir medeniyetin mensupları olarak geleceğimizin teminatı nesillerimizin yetişmesi için doğru kararlar almak, pişmanlık duymayacağımız adımlar atmak, bireysel ve toplumsal birlikteliğimizi perçinleme adına okullarımıza sahip çıkıyor ve çocuklarımızı azınlık okullarına gönderiyoruz.

Yeni başlayacak olan yavrularımız için çok önemli olan bu seçim, devam eden çocuklarımız için de aynı önemdedir. Günlük düşüncelerle ve bilimselliği olmayan yaklaşımlarla çocuklarımızı ara sınıflardan alıp bir başka okula göndermekle çocuğumuzun gönlünde ve psikolojisinde büyük yaraların açılmasına sebep olabiliriz.

İnsanı insan yapan, cehaletin karanlığından aydınlığa çıkaran, kültür ve medeniyetimizin besleyici, büyütücü ve geliştirici bilgilerini öğrenebileceğimiz eğitim kurumlarımıza, Azınlık okullarına sahip çıkmak, ayakta tutmak, yaşatmak ve geliştirmek hepimizin sorumluluğundadır.

İyiliğin ne olduğunu sormaya gelen birine:

«Kalbine danış, iyilik nefsin uygun gördüğü ve yapılmasını kalbin onayladığı şeydir. Yanlış ise içini tırmalayan ve başkaları sana yap deseler bile içinde şüphe ve tereddüt uyandıran şeydir», açıklamasını  yapan insanlığın efendisine bu konuda kulak verelim. Zira duyguların merkezi konumunda bulunan kalbimizin insan hayatını belirleyen ve çevreleyen temel kavramlar olan sevgi, nefret , cesaret , korkaklık, iyilik, kötülük vb. duygu ve düşüncelerin merkezi olan kalbin sağlam olması, kainatı kavrama, evreni tanıma, kendini bilme, kişiliğimizin ve şahsiyetimizin oluşmasında da çok büyük önem arz eder.

Görev ve sorumluluklarımızın ne olduğunu ve ne olmadığını açıklarken öncelikle Azınlığı bir bütün olarak ele almak ve bu bütünün parçalarından olan Azınlık kurum ve kuruluşlarına sahip çıkmak, bu kurumların en önemlilerinden biri olan okullarımıza ve Azınlık eğitimine varlığımızla destek vermek, eksiğiyle fazlasıyla o okulların bizim okullarımız olduğunu unutmamaktır. Bizim okullarımız ve eğitimimiz gerçekten değerli ve güzeldir.

Saygıdeğer veliler, bizler eğitimi belirli alanlardaki başarı ve başarısızlıklarla değil, bir bütünlük içinde erdemli, ahlaklı ve değerlerine sahip çıkan, toplumuna, ülkesine ve insanlığa değer üreten nesillerin yetişmesi olarak bakıyoruz. Bu güzelliklerin ve başarının tamamının bizim okullarımızda var olduğuna inanıyoruz. İnsanı yetiştiren, mutlu eden unsurun fiziki  mekanların  mükemmelliğinden ziyade, o mekanlarda dolaşan ve var olan manevi atmosferin, psikolojik olgunluğun, bilincin ve tatmin olmuş bir kalbin varlığıyla mümkün olacağına inanmaktayız.

Bireysel ve toplumsal sorumluluğumuzun gereği Azınlık olarak hakkımız olan ve uluslararası düzeyde teminat altına alınmış olan okullarımıza ve Azınlık Eğitimine sahip çıkıyoruz ve çocuklarımızı Azınlık Okullarına gönderiyoruz."


Benzer Haberler