Müftülükle ilgili kararname taslağına tepkiler artıyor!

8 Eylül 2018, Cumartesi Batı Trakya

Batı Trakya Azınlığı Kültür ve Eğitim Şirketi ile Batı Trakya İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği tarafından müftülüklerle ilgili yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararname taslağına tepkili açıklamalar geldi.

BAKEŞ tarafından konuyla ilgili  yayınlanan DUYURU aşağıdaki gibidir:

"Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle açıklanan Müftülüklerin yetkileri, çalışma ve idari yapılanmasıyla ilgili düzenlemeler kabul edilmesi mümkün olmayan bir Kararnamedir.

Yeni Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni Müftülüklerimize yapılmış olan bir saygısızlık, bir darbe ve yok etme girişimi olarak görmekteyiz.

Ülkemiz yetkililerinden, Müftülüklerimizde azınlık haklarına saygılı bir düzenleme ve icraatı beklerken, bu tür müdahalelerin yapılması, hayal kırıklığı ve büyük bir üzüntü yaratmıştır.

Ülkemiz yetkililerinden bir an önce bu Kararnameyi geri çekerek, Müftülüklerin yapısına uygun çalışmalarda bulunmalarını beklemekteyiz."

BİHLİMDER Yönetim Kurulu tarafından “KARARNAME İÇ KARARTICI BİR GELECEĞİ Mİ TASARLIYOR?” başlığıyla yayınlanan açıklamada ise aşağıdaki ifadelere yer verildi:

"Ülkemiz Yunanistan’ın azınlığın en önemli kurumu olan Müftülük kurumuna dönük hazırlamış olduğu ve kanunlaşma aşamasında olan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi bizlere hayal kırıklığı yaşatmıştır. Yunanistan’ın 90 sene önce imzalamış olduğu antlaşmalar ve azınlığa dönük çıkarmış olduğu düzenlemeleri dahi geride bırakacak nitelikte azınlığı hiçe sayarcasına ortaya konmuştur.

Arkasında hiçbir iddianın duramayacağı, demokratikleşme, çağdaşlaşma ve iyileştirme adına hiçbir ferdin kabul edemeyeceği, insani değerlerle izah edilemeyecek dayatma örneklerine böylesi bir yüzyılda şahit olmak, bir inanç grubuna-yani bir dinin mensuplarına- çerçeve çizmek, prosedür ve farkı bir sistem kalıplarını dayatmak bu çağda gudubet bir garipliğin nişanesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kararnameden doğacak sonuçlar onu hazırlayanları, kanunlaştıranları tarih nezdinde hesap veremeyecekleri büyük bir nedamet ve şekvaya sürükleyecek, tarih boyunca torunlarını dahi utandıracaktır.

Cevap verilmesi gereken asıl soru şudur: Ülkemiz Yunanistan vatandaşlarına inançlarını yaşama ve yaşatma noktasında kurum ve kuruluşlarıyla insanına değer veren özgür bir ülke olarak mı tarihte yer almak istiyor, ya da tam zıddı inanç özgürlüğünü kısıtlayan bir devlet olarak mı anılmak durumunda kalacak?

Diğer yönden ülkemizde hiçbir inanç grubuna yapılmayan böyle bir düzenlemeyi sadece ve sadece Batı Trakya Müslüman Türk toplumuna yönelik yapması ayrıca manidardır. Bizler Batı Trakya Türk toplumu olarak ülkemizden elbette bir lütuf beklemiyoruz. Vatandaşları olarak devlet olma sorumluluğundan başka. Geçmişe dönük hiçbir antlaşma veya sözleşme olmasa dahi 2018 yılında bir inanç grubuna ve kurumlarına yapılacak düzenlemenin böyle olmaması gerekir. Batı Trakya Türk toplumunun imzalanmış ikili sözleşmelerle bu noktadaki özerkliği uluslararası düzeyde geçerliliğini korumakta ve garanti altına alınmış bir toplum olarak ayrıcalığını da muhafaza etmektedir.

Vicdanlarda hiçbir şekilde kabul görmeyecek bu düzenlemenin gözden geçirilmesi ve azınlıkla müzakere ve istişareye açılarak yeniden kabul edilebilir ölçüler içerisinde, özgürlükleri de kapsayacak şekilde düzenlenmesi ve bizlerin bu konuda ortaya koyacağı birlik ve beraberlik tezahürü müşterek irade ayrıca önem arz etmektedir.

Bu şekliyle kararnamenin kabul edilmesi mümkün değildir. Kamuoyuna saygılarımızla…"


Benzer Haberler