"Türk azınlığın problemleri maalesef kötüleşiyor"

1 Eylül 2018, Cumartesi Türkiye

SYRIZA'nın azınlığa yönelik eğitim ve dini özgürlükler konusundaki seçim öncesi sözlerinin yerine getirilmediğine dikkati çeken Çavuşoğlu, "Türk azınlığın problemleri maalesef kötüleşiyor." dedi.

Çavuşoğlu, Ta Nea gazetesine iki ülke arasındaki ilişkileri değerlendirdi.

Yunan mahkemelerinin, 8 darbecinin sığınma hakkı tanınarak serbest bırakılması yönünde karar verdiğini anımsatan Çavuşoğlu, "Yunanistan kendisini darbecilere güvenli liman olan bir ülke şeklinde gösterdi." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, Yunan yargısının uluslararası hukuk normlarına ters bir karar vermesiyle darbecilerin cezasız kaldığını ve kurbanların haklarının çiğnendiğini belirterek, "Darbecilerin iadesini birkaç kez reddeden Yunan yargısının kararlarından dolayı derin hayalkırıklığı içindeyiz." ifadelerini kullandı.

Demokrasinin beşiği olduğunu iddia eden bir ülkenin komşu ülkede darbe girişiminde bulunan darbeci hainleri serbest bırakmasının ne uluslararası hukuka ne de komşuluk ilişkilerine sığdığını vurgulayan Çavuşoğlu, "Firari darbecilerin iade edilerek Türkiye'de yargılanmalarını sağlama noktasında kararlılığımızı koruyoruz." dedi.

İki Yunan askerin serbest bırakılması

Çavuşoğlu, Edirne'de askeri yasak bölgede yakalandıktan sonra tutuklanan 2 Yunan askerin iki hafta önce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına ilişkin de "Türkiye'de bağımsız yargımızın tüm kararlarına saygı duyuyoruz. Bu bağlamda, askerlerin yakın zaman önce serbest bırakılmasını memnuniyetle karşıladık." değerlendirmesinde bulundu.

Mahkemenin kararının tamamen yargısal bir karar olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, "Yunan askere ilişkin karar, siyasi bir açıdan yorumlanmamalı. Bir başka ifadeyle, yargı makamları, bu davayı ele alırken Türk-Yunan ilişkilerini göz önünde bulundurmadı." ifadelerini kullandı.

"Türk azınlığın problemleri kötüleşiyor"

Çavuşoğlu, iki ülke arasındaki ilişkilerin en iyi düzeyinde olmadığına işaret ederek, "Maalesef yeni problemler de eklendi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tüm önemli Yunan makamları Türkiye'ye dayanışma sözü verdi. Ancak sözler hayata geçmedi. Yunanistan, darbeye bilfiil katılan 8 firari asker gibi Türk suçlular için bir güvenli liman haline geldi." dedi.

Yunanistan'da koalisyon hükümetinin ana ortağı SYRIZA'nın azınlığa yönelik eğitim ve dini özgürlükler konusundaki seçim öncesi sözlerinin yerine getirilmediğine dikkati çeken Çavuşoğlu, "Türk azınlığın problemleri maalesef kötüleşiyor." ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, ilişkilerin mevcut durumunun iki ülkenin de çıkarına olmadığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"İlişkilerimizde yeni bir sayfa açmalıyız. NATO Zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Çipras yapıcı bir görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çipras'a yüksek düzeyli ziyaretler için hazır olduğumuzu iletti. Koşulsuz bir şekilde ikili diyalog sürecini devam ettirmeliyiz. Sorunlarımızı çözmenin yolu bu."

"Rumlarla iş birliği yapan şirketler durumlarını yeniden değerlendirmeli"

Kıbrıs sorununda Rum tarafının hidrokarbon meselesindeki yaklaşımını "basiretsizlik örneği" olarak niteleyen Çavuşoğlu, "Kıbrıslı Rumlar, Ada sadece kendilerine aitmiş gibi davranıyor. Doğu Akdeniz'de tek taraflı hidrokarbon faaliyetleriyle Kıbrıslı Türklerin vazgeçilemez haklarını hiçe sayıyorlar. Nasıl ki Türk tarafıyla gücü samimi olarak paylaşmaya hazır değillerse, Ada'nın doğal kaynaklarını da paylaşmaya hazır değiller." dedi.

Çavuşoğlu, Ada'daki doğal kaynakların sadece Kıbrıslı Rumlara ait olmadığına ve Türk tarafının doğal haklara sahip olduğuna işaret ederek, Kıbrıslı Türklerin de eşit olarak dahil edileceği bir karar mekanizmasının oluşturulması gerektiği çağrısında bulundu.

Türkiye'nin en baştan beri sorumsuzca adımlar atılmaması noktasında Rum tarafını uyardığını anlatan Çavuşoğlu, "Hala eğer kaybedecekleri bir şey olmadığını inanıyorlarsa yanılıyorlar." diye konuştu.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de hem kendisinin hem de Kıbrıslı Türklerin haklarını ve çıkarlarını koruyacağının altını çizerek, "Kıbrıslı Rumlarla hidrokarbon alanında iş birliği yapan şirketler de maliyet-fayda analizlerini iyi yapmalı ve durumlarını yeniden değerlendirmeliler." uyarısında bulundu.

Ayrıca, hidrokarbon meselesi ile Kıbrıs sorunun çözümü arasında doğrudan ilişki kurmadıklarına dikkati çeken Çavuşoğlu, "Aksine, Kıbrıslı Rumlar ve Türkler arasında hidrokarbonlara yönelik ortak karar mekanizması kurulması için bir çözümün beklenmesine gerek yok." dedi.

Çavuşoğlu, Kıbrıs sorununa ilişkin çözüm sürecinin geçen temmuzda sona erdiğini anımsatarak, "Sebebi basit. Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitliği hazmedemiyor." ifadelerini kullandı.

Rum tarafının Türk tarafıyla eşit taraflar olarak güç paylaşımında bulunmaya yanaşmadığını anlatan Çavuşoğlu, "Aynı zamanda, 'sıfır asker, sıfır garantide' ısrar ettiler. Bu da 'sıfır sonuca' götürdü. Bu zihniyetin kazan-kazan bir sonuca götürmeyeceği baştan belli olmalıydı." değerlendirmesini yaptı.

Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute ile görüşerek Türkiye'nin çözüm süreci için gelecek vizyonunu paylaştıklarını anlatarak, "Bu noktada, iki tarafın ve garantörlerin önlerindeki yolu ve tam olarak neyi müzakere edeceklerini tartışmaları iyi bir fikir." dedi.


Benzer Haberler