İstanbullu Rumlardan Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu'na teşekkür

11 Nisan 2018, Çarşamba Türkiye

İstanbullu Rumlar Türkiye Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu'na teşekkür etti.

İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu Başkan Yardımcısı Mihalis Mavropulos, "Atina'da yaşayan 5 hemşehrimiz ve onlara refakat eden ikinci nesil İstanbullu Rumların, yıllar sonra İstanbul'u ziyaret edebiliyor olmaları ve bunun günümüzün şartlarında gerçekleşiyor olması büyük önem taşımaktadır. Rumların aidiyet duygusunun tanınıyor olması ve bu hakikatin kamuoyu tarafından desteklenmesine yönelik çabalarla desteklenmesi bizleri ve genç nesillerimizi cesaretlendirmekte ve de geleceğin birlik ve beraberlik içinde geliştirilebileceğinin alt yapısını oluşturmaktadır." dedi.

Türkiye Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu'nun 2 Kasım 2017 tarihinde Atina ziyaretinde, T.C. Atina Büyükelçiliğinde gerçekleşen görüşmeler kapsamında Rum Vakıfları Derneği (Rumvader) temsilcisi Yorgos Teodoridis'in aracılığı ile Atina'da İstanbullu Rumların Hayır Evi Kosmetio Vakfı'nın, Paskalya döneminde Hayır Evinde yaşayan İstanbullu Rumların, İstanbul'u ziyaret etme arzuları gündeme getirilmişti.

Bu kapsamda Atina'da yaşayan İstanbullu Rumlar, İstanbul'a getirildi. Rumlar için Yeniköy Panagia Rum Kilisesi'nde karşılama töreni düzenlendi.

İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Nikolaos Uzunoğlu'nun mesajını okuyan İstanbullu Rumların Evrensel Federasyonu Başkan Yardımcısı Mihalis Mavropulos, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ve TİKA Başkanı Serdar Çam'a, bu organizasyona verdikleri destek ve sağladıkları imkanlardan dolayı teşekkür etti.

Bu tarz çabaların desteklenmesinin çok büyük önem taşıdığını belirten Mavropulos, şöyle konuştu:

"Atina'da İstanbullu Rumların Evi - Kosmetio Vakfında yaşayan 5 hemşehrimiz ve onlara refakat eden ikinci nesil İstanbullu Rumların, yıllar sonra İstanbul'u ziyaret edebiliyor olmaları ve bunun günümüzün şartlarında gerçekleşiyor olması büyük önem taşımaktadır. Çoğu kendi arzuları dışında şehirlerinden kopmak zorunda kalan İstanbullu Rumların aidiyet duygusunun tanınıyor olması ve bu hakikatin kamuoyu tarafından desteklenmesine yönelik çabalarla desteklenmesi, bizleri ve genç nesillerimizi cesaretlendirmekte ve de geleceğin birlik ve beraberlik içinde geliştirilebileceğinin alt yapısını oluşturmaktadır. Aramızdaki anlayışın güçlenmesi adına hepimizin yoğun bir çaba göstermesiyle, yüzyıllarca kutsal Anadolu topraklarında bütün toplumların geliştirdikleri ortak medeniyet geleneklerinin devam etmesine katkı vermek, bizler için büyük önem taşımaktadır."

Yeniköy Panagia Rum Ortodoks Kilisesi ve Mektebi Vakfı Başkanı Laki Vingas ise bu toplantıya, buluşmaya aracılık eden İstanbullu Rumlar Evrensel Federasyonuna, TİKA'ya, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu'na teşekkür etti.

Vingas, son yıllarda Türkiye'de çok önemli gelişmelerin sağlandığını belirterek, şöyle devam etti:

"Bu gelişmeler hem vakıflarımız adına, hem de sosyal hayatımız adına çok önemli gelişmelerdi. İsteriz ki bu gelişmeler daha da devam etsin. Hakikaten bu kadim toplumun, bu kadar az insanla hayata devam etmek zorunda kalması, tarihin içinde ayakta durmaya çalışma mücadelesini vermesi kolay olmuyor. Demografik yapımız iyi değil, çok bozuk. O açıdan da geleceği çok rahat bir şekilde göremiyoruz. Geleceği rahat bir şekilde görebilmenin tek imkanı iki ülkenin halklarının birbirini daha iyi tanıması daha samimi iş birliklerinde bulunması, STK'ların, akademisyenlerin, siyasilerin özellikle yerel yöneticilerin güçlü bağlar içinde kendilerine projeler yaratması ve tabi ki turizmle birbirini daha iyi tanımasıdır."

Türkiye'nin İstanbul'dan, Yunanistan'ın da Atina'dan ibaret olmadığını söyleyen Vingas, iki toplumun birbirini iyi tanıması için diğer şehirlerin de gezilmesi gerektiğini söyledi.

Vingas, Türkiye-Yunanistan arasında yaşanan son gelişmelere de değinerek, şunları kaydetti:

"Son zamanlarda iki ülkenin çok hızlı gelişen bağlarını gölgeleyen gelişmeler yaşanıyor. İnşallah bu kötü gelişmeler bir an önce sonlanır. Yine eskisi gibi çok dinamik bir yapıyla Türkiye-Yunanistan halkları ortak bir gelecek için yaşam koşullarını daha da güçlendirir. Son 10 yılda gerçekten her katmanda çok ciddi bir altyapı oluştu, çok ciddi ilişki bağı oluştu. O ilişki bağı değerlidir. İnsanlar birbirini keşfetti, tanıdı ve gittikçe artan bir trendde gidiyor bu ilişki. O açıdan biz yine belki bir küçük toplum olarak, İstanbul Rum toplumu olarak, geleceğe güvenle bakmak adına her iki halkın, ülkenin barış içinde yaşaması için, güven içinde yaşaması için, geleceği birlikte planlayabilmesi için duacıyız. Bu yönde de hep çaba göstereceğiz."


Benzer Haberler